Mart 25 2010

ERP ve IPR Management -I-

Etiketler : , ,

Günümüzde önemi giderek artan bilgi karşısında, şirketlerin sahip oldukları maddi varlıklarının önemi şirket sürekliliği açısından her geçen gün azalmaktadır. Geçmiştede varolan fakat finansal açıdan değer olarak kabul görmeyen bilgi; rekabet ortamının iyice kızışmasıyla birlikte, şirketleri yeni bilgi yaratma süreçleri oluşturmaya itmiştir.  Japon örgüt teorisyeni Nonaka’ ya göre; en iyi bilgi ve enformasyona sahip olan, istikrarlı bir şekilde yeni bilgi yaratan, bu bilgiyi organizasyonun her yerine geniş ölçüde yayan, yeni teknolojilerde ve ürünlerde hızla kullanan şirketlerin başarılı olduğu görülmektedir. Kısacası artık günümüzde sahip olunan bilgiyi, korumayan, değerlendirilmeyen ve geliştirmeye yönelik çalışmalar yapmayan şirketler zaman içerisinde yok olma tehdiyle karşı karşıyadır.

1960′lı yıllarda stok ve ürün ağaçlarının yönetimi için geliştirilen MRP sistemleriyle başlayan digital ortama geçiş süreci şu günlerde BI(Bussiness Intelegence), CRM(Customer Relationship Management) vb. kavramlarınında dahil olduğu ERP 2 dönemini yaşamaktayız. Peki bilginin bu kadar önemli olduğu ve şirketlerin Ar-Ge’ye ayırdığı bütçelerin yüksek olduğu bu dönemde, şirketlerin sahip oldukları Patent, Marka, Endüstriyel Tasarım vb. varlıklarının yönetimi ve takibi için ERP 2 içerisinde neden IPR Management (Intellectual Property Rights) yer almamaktadır?

Not: Devamı bir sonraki yazımda gelecek…

Ocak 23 2010

Biz aile değiliz ekibiz

Etiketler : , ,

Biz bir aileyiz!!! hadi canım ordan. Zamanında çok kullanılan bir slogandı bu. Arkadaşlar biz bir aileyiz diyerek senden daha çok çalışman beklenirdi. Duygusal bir atmosfer yaratılırdı. Son zamanlarda yine duymaya başladım. Sizce iş hayatında duygusal olmak iyimidir? Ben söyleyeyim hayır. Birgün bir bakmışsınız ailenin bir ferdi kıçınıza tekmeyi basmış neden diğer bir aile ferdi arkanızdan iş çevirmiş kısacası ayağınızı kaydırmak için arkadan yapmadığı kalmamış. Ailede yöneticisiniz diyelim altınızda çalışan birine bir iş buyurdunuz ve oda hata yaptı, ceza verebilirmisiniz? Hani aileydik biz? Hem isteyerek mi yaptı.

Duygusal olmak özel hayatta güzeldir fakat iş hayatında artık o günler geçti. Bu nedenle ben aile değil ekip olmayı tercih ediyorum. Hata yapıldınmı ceza da veririm faydalı olanıda ödüllendiririm. Zaten ekip hata yapanı sevmez. 5 kişilik bir ekip düşünün 4′ü deli gibi üretiyor diğeri ise yan gelip yatıyor. Sonuç 1 ay sonra ekip 4 kişiye düşer. Ekipde egoya da yer yoktur. Egosu olan gider kendine aile diyen o iş yerlerinde iş bulur. 

Ama ben sizden daha fazla çalışıyorum demekte yoktur. Eğer ekip ruhunu yakalamışsanız zaten herşey paylaşılıyor demektir. Kimse kimseden fazla çalışmıyordur. Ekipseniz iki kişi arasında tercih yapmazsınız. 2 parmağı birden keser atarsınız. Çünkü onlar çoktan kangren olmuştur. Eğer birini seçerseniz ilerleyen günlerde başka seçimlerde sizi bekliyor demektir.

Özetlemek gerekirse biz bir aile değil ekibiz. Ekibin kurallarıda gayet basittir  ”EKİPDE YER ALDIĞIN SÜREÇ İÇERİSİNDE ÜRET”. Fazla şeymi bekliyoruz :D

Aralık 28 2009

2009 Neden İyi Geçti?

Etiketler :

Onur Değerli‘nin mimlemesi üzerine bende 2009 ile ilgili birşeyler yazmaya çalışayım. Hep iyi düşünüyoruz ozaman. Birazdan çıkacak birşeyler evet gelmeye başladı;

  1. Emek Ertunç(kader dostum,abim,saygıdeğer kişilik) abimle hızlı hareket etme kararı aldık ve harekete geçtik
  2. ERP Proje Koordinatörü oldum ve başarılıda oldum kanımca
  3. Yazılım Geliştirme Bölümü Yöneticisi oldum
  4. Kendisini her geçen gün geliştiren ve banada yön veren(kardeşim gibi sevdiğim) Onur Değerli ile güç birliği yaptım. Artık beraber çalışıyoruz
  5. Güzel projeler planladık
  6. Projelere start verdik ve bazılarını hayata soktuk
  7. Ekip iyice renklendi, abim Ali Çınkı geldi ve tasarımlarımıza şekil verdi, saygıyla önünde eğiliyorum
  8. Ahmet Başaran’ı askere uğurladık :D
  9. Çok çalışmaya başladım.
  10. Ar-ge ve İnovasyon ekibine dahil oldum
  11. Birbirinden zeki ve sinerji sahibi insanlarla tanıştım
  12. Patronlarımı yakından tanıdım tüm aile fertlerine tekrar hayran oldum ve hepsini saygı ve sevgi ile selamlıyorum
  13. İşten haz almaya tekrar başladım

yazacak çok şey var ama başlık başlık genelleme yaptım. ben kimleri mimleyeyim!!

  1. Emek Ertunç, kendisinden öğreneceğim çok şey var
  2. Onur Değerli, hep böyle devam et
  3. Ali Çınkı, saygılarımla :D
  4. Ahmet Başaran, hayırlı teskereler aramıza bekliyoruz :D
  5. Devrim Gündüz, istanbuldaki ekip süperdi yine yapalım :D
  6. Halil Ağın, gel abi işde 2010 da gelirsin inş :D
  7. Sosyal Medya üyeleri, hepinizi mimliyorum

İyi Seneler,

Kasım 04 2009

Digital Age Konferansı

Etiketler :

3 Kasım Salı günü, Digital Age Dergisi tarafından 3. sü düzenlenen Digital Age 2009 Konferansına katıldım. Başarılı bir etkinlik tertip etmişler, kendilerini tebrik ediyorum. Sunumlardan dolayı program biraz sarktı fakat deydi doğrusu. Konferansın bu seneki teması “Yakınsama ve Digital Pazarlama” idi. Yapılan sunumların sonunda yılın digital hikayesi olmak için yarışan Bosch, Sprite, Windows 7, Rexona, Orkid, Coca Cola, GittiGidiyor, Wirofon, Mariachi ve Lipton markalarının projeleri arasından en iyisi GittiGidiyor’un “Eski Sevgiliye Kapak” viral kampanyası seçildi. Kendilerini bir kere daha tebrik ediyorum.

Ekim 15 2009

Cebit 2009

Etiketler :

Detaylıca yazı yazmayı gerektirecek pek fazla bir aksiyon yoktu. Bu sene firma ve ziyaretçi katılımı beklenilen gibi değildi. Cebit her geçen yıl biraz daha dibe doğru gidiyor gibi gözüküyor.

Eylül 15 2009

Webstar Türkiye?

Etiketler : ,

WebStar Türkiye, kendisini kısaca “ülkemiz insanlarının fikirlerini dinleyen, değerlendiren ve hayata geçirmeye yardımcı bir platform olması hedeflenen bir oluşum” olarak açıklamaktadır.

WebstarTürkiye’ nin Büyük Hedefi

Webstar Türkiye, bir dijital fikir-proje yarışması gibi gözükmekle beraber büyük hedeflerinden bir tanesi de Türkiye’ nin Online Proje Bankası’ nı oluşturmak ve tüm Dünya’ ya Türkiye’ nin de bu oyunda olduğunu hem de ciddi olarak bir oyuncu olmak istediğini duyurmaya yardımcı olmaktır.

Hedefimiz, 10.000 lerce dijital fikir ve projenin bu sanal fikir bankası içerisinde yer alması, pekçoğunun hayata geçerek ülke ekonomimize pozitif değer üretmeye başlaması ve bu yarışmanın sürekli yaşayan bir platform haline gelmesidir.

Değerlendirme Kriterleri

  • Özgünlük
  • Yaratıcılık
  • Uygulanabilirlik
  • Ekonomik Katkı
  • Farklılık

Yarışmanın Zamanlaması

10 Ağustos - 12 Ekim Başvuruların alınması
15 Ekim Ön jüri final
27 Ekim Final
6 Kasım Ödül töreni

Detaylı Bilgi İçin http://www.webstarturkiye.com

Eylül 11 2009

Sosyal Medya Kullanım Klavuzu

Etiketler :

Tuğçe Esener’in hazırlamış olduğu Sosyal Medya Kullanım Klavuzu.
Genel olarak hem mecranın tanımı hem de şirketler için kullanım alanlarını özetleyen kılavuz;

  1. Giriş ve tanımlar
  2. Sosyal Reklam
  3. Markalı Platformlar
  4. Sosyal Ağlar
  5. Bloglar
  6. Sosyal medyada pazarlama iletişim stratejisi
  7. Dinleme yöntemleri
  8. Ajans seçimi
  9. Kaynaklar
  10. Blog önerileri

View more documents from Tugce Esener.

Ağustos 21 2009

spam-mailing sorusuna toplu cevap…

Etiketler :

- “Gökhan Bey geçen bir mail geldi, içerisinde 10 milyon yerli e-posta adresi olan bir cd varmış. Diyorum ki bunu satın alsam dayasam maili ne dersiniz?”

Yukarıdaki soru geldiğinde, soranın gözlerinin içine baka baka böyle bol küfürlü bir cevap vermek istiyorum. Bu post bu soruyu soranlara toptan cevabımdır.

- Daya tabi, dayamazsan şerefsizsin ve en adi … asdasdf ffsd……


Temmuz 22 2009

al ve oku kardeşim

Etiketler :

Ağ ekonomisinde yeni ticaret yolu e-ticaret çıkınca hemen alacağım bir kitap. Şule hocamızın eline ve yüreğine sağlık diyorum. Alın ve okuyun.

Şule Özmen kitabın genişletilmiş 3. baskısında; teoriyle yetinmeyen, derslerde öğrenilebilecek olanın ötesine geçen, internetin yarattığı değişimin ekonomik hayata yansıyan sonuçlarını ve yeni ticaret yollarını akademik titizlikle ele alarak endüstrinin içerisinden aldığı “iş”e yarar bilgileri analiz ediyor. Sanal mağazalar, müzayede siteleri, elektronik pazaryerleri ve portal modellerine her geçen gün yeni bir e-iş modelinin eklendiği günümüzde E-Ticaret üçüncü ve genişletilmiş bu baskısında “adım adım e-ticaret, web sitesinin görsel, gezinti ve içerik özellikleri, elektronik pazarlama” bölümleri ve son yıllarda internet ve ticaret hayatında yaşanan gelişmeler, kısacası web sitesi sahipliğinden e-vizyoner olma yolunda planlanıp izlenmesi gereken yol haritasının eklenmesiyle internet dünyasında gezintiye çıkacaklar için eşsiz bir kılavuz niteliği taşıyor. Bu alanda önemli bir referans kitabı niteliğinde olan kitap; E-posta’dan mobil pazarlamaya, internet reklamcılığından e-ticarete kadar son derece kapsamlı bir içeriğe sahip olmanın yanında, bize sadece kitabi bilgiyi değil, Türkiye’de konuyla ilgili farklı disiplinlerde oluşan önemli bir sektörel tecrübe birikimini de yansıtıyor.

http://www.hepsiburada.com/e-ticaret-ag-ekonomisinde-yeni-ticaret-yolu/productDetails.aspx?categoryid=9940&productid=kistbiluni36

Temmuz 21 2009

patron olasım geldi.

Etiketler : , , ,

Yazılım sektöründeki girdileri insan zekası ve yaratıcı güç olarak ele alırsak, neden patron olmayalım ki! Hele ki yazılım sektörünün, dünya ticaretindeki öneminin giderek arttığı günümüzde. Bir zamanlar bu hayalle yatıp bu hayalle kalktım diyebilirim. Şirket açma fikri, üniversitede hazırlık sınıfını atlayıp bölüme başladığım ilk günlerde, ekrana ilkez ”Merhaba Dünya” yazısını yazdırdığım gün aklıma düşmüştü. Üniversiteden mezun olduktan sonra kesin yapacaktım. Benimle beraber gaza gelen 3 arkadaşımla birleşip kendi şirketmizi açacaktık. Hepimiz bir alanda uzmandık nede olsa :), gelsin paralar…

2004 yılında mezun olduğumda, 3 ortağım sınıfta kaldıkları için 1 yıl yoktular. Bende bu dönemde, boş durmayıp çalışayım dedim. İşe girdiğim ilk hafta kabus ötesiydi. Meğer iş hayatında öyle rent a car programı yapıp köşe olamıyormuşsun. Ayrıca ne PEAR’ ı ne SMARTY’ si, bana PHP ‘yi böyle öğretmemişlerdi ulen diyip, okuldaki hocalarıma baya söylenmiştim. Ama hala kendi şirketimi açma fikrinden vazgeçmedim hatta daha da kuvvetlendi bu fikrim. Neden mi? ben çalışıyorum patron yiyor benim aldığımda üç kuruş para :)

Böyle böyle 1 yıl sonunda iş yerinden ayrılan bir arkadaş kendisine şahıs firması açtı. Ziyaretine gittiğimde bana ortak olmayı önerdi ve bende işte fırsat zamanıda geldiydi hani diyip balıklama atladım. Toplam 3 ortaktık. 3-4 ay sonra ilk firemizi verdik. Diğer ortaklarım anlaşamadılar ve birisi ayrıldı. 2 kişi kaldık. Şirket yönetimi zor işmiş. Ne haftaiçi ne haftasonu gideceksin oraya. Çekiyor seni çünkü. Özel hayatmış, aileymiş, geceymiş gündüzmüş farketmez.

Durmadan birşeler yazıyoruz fakat müşteri yok. Peki ne yapmamız lazım bişey eksik ama ne? Pazarlama stratejimiz ne olacak bizim? Bu ürünlerimizi nasıl satmamız lazım? Nasıl müşteri bulmamız lazım? Kendi projelerimizi mi yapmalıyız yoksa, müşteriye özel çözüm mü?

Biranda onlarca soruyla karşı karşıya gelmek gerçekten kötü bir durum. Her işi kendimiz yapamayız adam alalım ozaman, hangi parayla!!! Ozaman ozaman ıııı…. Çaresizlik kötü şey. Adamı aldık diyelim bu adamın görev tanımında neler olmalı? herşeyi yapar işde :)

Neyseki tam bu dönemde sağlam bir iş aldık ve işler bir anda düzeldi para geliyordu artık, hemen ofisi güzel bir yere taşıdık. Artık kocaman ters dublex süper lüks bir ofisimiz vardı. İşi aldık fakat 2 kişiyiz, projeyi hakkı ile yapmamız lazım arada tanıdığımız var. Detaylara pek girmek istemiyorum…

Gecenin sessizliğinde miller bira, ben ve bilgisayarım. Güzel bir 3 lü olmuştuk 5 ay boyunca. Bu 5 ay kabus gibi geçti benim için, paralandık ve sorunlarda çıkmaya başladı. Bir iş yerinde düzeni baştan kurmanız lazım, herşey free olmuyor. Ayrıca bazı şeyleri sindirmeniz ve sindirmiş kişilerle ortaklık kurmanız lazım!!!

Ortaklık aynı ev arkadaşlığı gibi bişey. Aynı frekansı tutturmanız lazım. Ben senden üstünüm ben olmazsam sen bir hiçsin kavgasına girdiysen bittin hemşerim. Pazarlama, idari yönetim, üretim stratejisi, insan kaynakları vs. vs. her konuda anlaşabileceğiniz daha doğrusu ortak bir noktada buluşabileceğiniz bir ortağınız olması lazım. Bizde çift taraflı bu olmadı. Dostça ayrıldık :) Yalan tabi. Harbi harbi birbirimize girerek ayrıldık. Çünkü birikmişti ve artık patlama derecesine gelmişti. Kötü patladı ama. Neyse selamlar olsun eski ortağıma.

Patron olma düşüncesiyle yola çıkan veya çıkmaya hazırlanan çoğu yazılımcı, şirketin devamlılığını sağlamak noktasında aynı bizim gibi  başarısız olabiliyor. İyi yazılımcı olmak, bir şirketin temel amaçlarını yerine getirebilecek düzeyde olduğunuz anlamına gelmektemidir?

İyi kod yazıyor olabilirsiniz. Sizden daha iyiside olmayabilir ama iyi yazılımcı=iyi patron anlamınada gelmez. Tabi bu yeteneği doğuştan edinmiyorsunuz, belli bir deneyim ile tabikide patron olabilirsiniz. Fakat doğru zaman, doğru ekip ve doğru proje!! Aman dikkat, emekleriniz boşa gitmesin.

İşletme Bölümü 3. sınıfta aldığım Finansal Yönetim dersinde bir işletmenin amaçları aşağıdaki gibi sıralanmıştı;

  • Mal ve hizmet üreterek toplum refahını artırmak
  • İstihdamı sürekli kılmak
  • İşletmenin sürekliliğini sağlamak
  • Üretimi ve satışları artırmak
  • Pazar payını artırmak
  • İşletmenin büyümesini sağlamak
  • İşletme karını maksimum yapmak
  • İşletme değerini maksimum yapmak

Liste epey kabarık gözüküyor fakat okurken de insana çok basit gibi geliyor. Adamlar birşeyler biliyorlarmış. Bu liste öyle haybeden oluşmamış yani. Hala bu işlerden pek anlamadığım için, bu konular hakkında ahkam kesmek istemem fakat yeni mezun olacak arkadaşların kulağına küpe olsun. Heycana kapılmadan emin adımlarla hedefinize ilerleyin ve bu süreçte de kendinizi sadece kendi alanınızda değil diğer konularda da eğitmeyi unutmayın. Yazıda biraz daldan dala atladım ama idare edeceksiniz. Ufak bir deneyim paylaşımı olsun.

Clicky Web Analytics