Yazılım sektöründeki girdileri insan zekası ve yaratıcı güç olarak ele alırsak, neden patron olmayalım ki! Hele ki yazılım sektörünün, dünya ticaretindeki öneminin giderek arttığı günümüzde. Bir zamanlar bu hayalle yatıp bu hayalle kalktım diyebilirim. Şirket açma fikri, üniversitede hazırlık sınıfını atlayıp bölüme başladığım ilk günlerde, ekrana ilkez ”Merhaba Dünya” yazısını yazdırdığım gün aklıma düşmüştü. Üniversiteden mezun olduktan sonra kesin yapacaktım. Benimle beraber gaza gelen 3 arkadaşımla birleşip kendi şirketmizi açacaktık. Hepimiz bir alanda uzmandık nede olsa :), gelsin paralar…
2004 yılında mezun olduğumda, 3 ortağım sınıfta kaldıkları için 1 yıl yoktular. Bende bu dönemde, boş durmayıp çalışayım dedim. İşe girdiğim ilk hafta kabus ötesiydi. Meğer iş hayatında öyle rent a car programı yapıp köşe olamıyormuşsun. Ayrıca ne PEAR’ ı ne SMARTY’ si, bana PHP ‘yi böyle öğretmemişlerdi ulen diyip, okuldaki hocalarıma baya söylenmiştim. Ama hala kendi şirketimi açma fikrinden vazgeçmedim hatta daha da kuvvetlendi bu fikrim. Neden mi? ben çalışıyorum patron yiyor benim aldığımda üç kuruş para
Böyle böyle 1 yıl sonunda iş yerinden ayrılan bir arkadaş kendisine şahıs firması açtı. Ziyaretine gittiğimde bana ortak olmayı önerdi ve bende işte fırsat zamanıda geldiydi hani diyip balıklama atladım. Toplam 3 ortaktık. 3-4 ay sonra ilk firemizi verdik. Diğer ortaklarım anlaşamadılar ve birisi ayrıldı. 2 kişi kaldık. Şirket yönetimi zor işmiş. Ne haftaiçi ne haftasonu gideceksin oraya. Çekiyor seni çünkü. Özel hayatmış, aileymiş, geceymiş gündüzmüş farketmez.
Durmadan birşeler yazıyoruz fakat müşteri yok. Peki ne yapmamız lazım bişey eksik ama ne? Pazarlama stratejimiz ne olacak bizim? Bu ürünlerimizi nasıl satmamız lazım? Nasıl müşteri bulmamız lazım? Kendi projelerimizi mi yapmalıyız yoksa, müşteriye özel çözüm mü?
Biranda onlarca soruyla karşı karşıya gelmek gerçekten kötü bir durum. Her işi kendimiz yapamayız adam alalım ozaman, hangi parayla!!! Ozaman ozaman ıııı…. Çaresizlik kötü şey. Adamı aldık diyelim bu adamın görev tanımında neler olmalı? herşeyi yapar işde
Neyseki tam bu dönemde sağlam bir iş aldık ve işler bir anda düzeldi para geliyordu artık, hemen ofisi güzel bir yere taşıdık. Artık kocaman ters dublex süper lüks bir ofisimiz vardı. İşi aldık fakat 2 kişiyiz, projeyi hakkı ile yapmamız lazım arada tanıdığımız var. Detaylara pek girmek istemiyorum…
Gecenin sessizliğinde miller bira, ben ve bilgisayarım. Güzel bir 3 lü olmuştuk 5 ay boyunca. Bu 5 ay kabus gibi geçti benim için, paralandık ve sorunlarda çıkmaya başladı. Bir iş yerinde düzeni baştan kurmanız lazım, herşey free olmuyor. Ayrıca bazı şeyleri sindirmeniz ve sindirmiş kişilerle ortaklık kurmanız lazım!!!
Ortaklık aynı ev arkadaşlığı gibi bişey. Aynı frekansı tutturmanız lazım. Ben senden üstünüm ben olmazsam sen bir hiçsin kavgasına girdiysen bittin hemşerim. Pazarlama, idari yönetim, üretim stratejisi, insan kaynakları vs. vs. her konuda anlaşabileceğiniz daha doğrusu ortak bir noktada buluşabileceğiniz bir ortağınız olması lazım. Bizde çift taraflı bu olmadı. Dostça ayrıldık
Yalan tabi. Harbi harbi birbirimize girerek ayrıldık. Çünkü birikmişti ve artık patlama derecesine gelmişti. Kötü patladı ama. Neyse selamlar olsun eski ortağıma.
Patron olma düşüncesiyle yola çıkan veya çıkmaya hazırlanan çoğu yazılımcı, şirketin devamlılığını sağlamak noktasında aynı bizim gibi başarısız olabiliyor. İyi yazılımcı olmak, bir şirketin temel amaçlarını yerine getirebilecek düzeyde olduğunuz anlamına gelmektemidir?
İyi kod yazıyor olabilirsiniz. Sizden daha iyiside olmayabilir ama iyi yazılımcı=iyi patron anlamınada gelmez. Tabi bu yeteneği doğuştan edinmiyorsunuz, belli bir deneyim ile tabikide patron olabilirsiniz. Fakat doğru zaman, doğru ekip ve doğru proje!! Aman dikkat, emekleriniz boşa gitmesin.
İşletme Bölümü 3. sınıfta aldığım Finansal Yönetim dersinde bir işletmenin amaçları aşağıdaki gibi sıralanmıştı;
- Mal ve hizmet üreterek toplum refahını artırmak
- İstihdamı sürekli kılmak
- İşletmenin sürekliliğini sağlamak
- Üretimi ve satışları artırmak
- Pazar payını artırmak
- İşletmenin büyümesini sağlamak
- İşletme karını maksimum yapmak
- İşletme değerini maksimum yapmak
Liste epey kabarık gözüküyor fakat okurken de insana çok basit gibi geliyor. Adamlar birşeyler biliyorlarmış. Bu liste öyle haybeden oluşmamış yani. Hala bu işlerden pek anlamadığım için, bu konular hakkında ahkam kesmek istemem fakat yeni mezun olacak arkadaşların kulağına küpe olsun. Heycana kapılmadan emin adımlarla hedefinize ilerleyin ve bu süreçte de kendinizi sadece kendi alanınızda değil diğer konularda da eğitmeyi unutmayın. Yazıda biraz daldan dala atladım ama idare edeceksiniz. Ufak bir deneyim paylaşımı olsun.


Tecrübe bir ateş gibidir. Başarısızlıklar ve yediğimiz kazıklar tecrübe ateşimizi alevlendirir. Tabii kazandığımız paralar da :). Ateş yeteri kadar alevlenince koy üstüne tencereyi istediğin yemeği pişir. Gökhan’cığım İnşallah senin harlı ateşinin üstünde kendi tencereni de görürüz. Başarılar diliyorum.
tşk ederim inş bir gün o tencereyi koyarız
Gokhanim oncelikle kutluyorum harika bir yazı olmuş. Senle aynı niyetlerle universite 2 de iş hayatına atılmış 10 yılını bu uğurda harcamış universitesini askerliğini hayatını karartmış, bunun karşılığında da Mehmet kılıç arkadaşımızın dediği gibi tecrubelerine bir yenisini de katmış olan ben olarak şahsi fikrim; türkiye de devlet memuru olmak en iyisi. Çünkü etrafın senin yaptığını çalmaya çalışan emek hırsızları (patronlar, iş yaptıranlar, işini görenler vb.)varken dürüst bir şekilde başarılı bir patron olmak çok zor görünmekte. Haa diyeceksinki patronlar kötü de personel iyimi, hayatın kazığını yiyen ve her alanda emeği sömürülen bir personel daha fazla ne kadar dayanırsa o kadar iyi olabilir. Ondan sonrasını beklemek zaten çok saflık bence. İnş maddi imkan olarak da etraf olarak da personellerin ile başarılı bir patron olmanı diliyorum. Çünkü en güzel bir insansın doğru bir insansın.
Tecrübenin iyisi kötüsü yoktur, hayatımıza verdiği yön önemlidir. Acı, tatlı filtrelemeden, açıkyüreklilikle paylaşılması da herkesin harcı değildir. Genç meslektaşlarınız çok şanslı bence Gokhan Bey
Ellerinize sağlık
Önce şöyle okumayayım diye diretirken bir de baktım ki yazının içine girdim. Baştan sona okudum
Vay be ne tecrübeler yaşamışsınız. Ama gözüm korktu. Ben şimdi aday bir yazılımcıyım, henüz 3. sınıftayım. Kendi işimi kurmak gibi hayallerim vardı ama şimdi onları erteleme fikrindeyim.
Piyasa deneyimi olmadan hiç bir işi doğru düzgün yapamayız. Ben kimseden emir almaktan hoşlanmam. Özgürlüğüme çok düşkünüm ve kendime güvenirim. Ama hassas yapım insanlarla uğraşmayı beceremem. Bu yüzden de yalnız kovboy gibi kendi kendimin patronu olursam çok güzel olacak
Deneyimlerinize ve tavsiyelerinize kulak verdim, teşekkürler.
Gökhanım gerçekten güzel yazmışsın,bence yazılımcılar için gerçekten güzel bir deneyim anlatımı olmuş tebrikler…